<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber.Be, Haber Oku &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.haber.be/k/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber.be</link>
	<description>Güncel haberlerin verildiği sadece haber üzerine kurulu bilgi edinme noktanız.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 20:55:51 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Günlük yaşama yansımayan diyetler faydasız</title>
		<link>http://www.haber.be/gunluk-yasama-yansimayan-diyetler-faydasiz.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/gunluk-yasama-yansimayan-diyetler-faydasiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:36:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/gunluk-yasama-yansimayan-diyetler-faydasiz.html</guid>
		<description><![CDATA[Mayo Clinic tarafından yayımlanan diyet kitabında, günlük hayata adapte edilemeyen diyet mitlerinin bir kenara bırakılarak birkaç sağlıklı alışkanlığın edinilip bazı kötü alışkanlıkların terk edilmesiyle kilo vermenin kolay olacağı belirtiliyor.
    ABD&#8217;nin &#246;nde gelen sağlık kuruluşlarından Mayo Clinic tarafından yayımlanan diyet kitabında, g&#252;nl&#252;k hayata adapte edilemeyen diyet mitlerinin bir kenara bırakılarak birka&#231; sağlıklı alışkanlığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mayo Clinic tarafından yayımlanan diyet kitabında, günlük hayata adapte edilemeyen diyet mitlerinin bir kenara bırakılarak birkaç sağlıklı alışkanlığın edinilip bazı kötü alışkanlıkların terk edilmesiyle kilo vermenin kolay olacağı belirtiliyor.<span id="more-33400"></span></p>
<p>    ABD&#8217;nin &ouml;nde gelen sağlık kuruluşlarından Mayo Clinic tarafından yayımlanan diyet kitabında, g&uuml;nl&uuml;k hayata adapte edilemeyen diyet mitlerinin bir kenara bırakılarak birka&ccedil; sağlıklı alışkanlığın edinilip bazı k&ouml;t&uuml; alışkanlıkların terk edilmesiyle kolay kilo vermenin ve bu kiloyu korumanın yolları anlatılıyor.<br />
Mayo Clinic uzmanlarına g&ouml;re, t&uuml;m yapılması gereken, doğru yiyecekleri bulmak, yemekten zevk alarak t&uuml;ketmek, b&ouml;ylece strese girmeden zayıflama s&uuml;reci ge&ccedil;irmek, doğru beslenmeyi &ouml;ğrenmek ve eski k&ouml;t&uuml; alışkanlıklara d&ouml;nmemek.<br />
Kilo vermek i&ccedil;in &ouml;ncelikle sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinme ve hareketsiz yaşamı bir kenara bırakma konusunda kararlı olmak gerektiği belirtilen kitapta, şu 5 sağlıklı alışkanlığın edinilmesini &ouml;neriliyor:<br />
&#8221;G&uuml;ne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Meyve ve sebzenin bulunmadığı &ouml;ğ&uuml;n&uuml;n&uuml;z olmasın. Tahılları sofranızdan eksik etmeyin. Zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar t&uuml;ketin, trans yağ ve doymuş yağlardan uzak durun. Her g&uuml;n mutlaka egzersiz yapın, hi&ccedil;bir şey yapamıyorsanız her g&uuml;n 1 saat y&uuml;r&uuml;y&uuml;n.&#8221;<br />
&Ccedil;oğu zaman &ouml;nemsiz g&ouml;r&uuml;len ve terk edilmesi gereken 5 k&ouml;t&uuml; alışkanlık ise ş&ouml;yle sıralanıyor:<br />
&#8221;Televizyon seyrederken asla yemek yemeyin. Şekeri hayatınızdan &ccedil;ıkarın, &#8216;yapamam&#8217; diyorsanız tatlandırıcı olarak meyvelerden faydalanın. Aperitif olarak sadece meyve ve sebze yiyin, bir dilim kekin 4 elmaya eş değer olduğunu aklınızdan &ccedil;ıkarmayın. Yağlı etten uzak durun, eti az yağlı veya yağsız t&uuml;ketin. Fast food restoranlar başta olmak &uuml;zere dışarıda yemek yemeyi kesin.&#8221;<br />
<strong>&#8221;TELEVİZYON NEDEN &Ccedil;OK YEDİRİYOR?&#8221;</strong><br />
Mayo Clinic uzmanlarının &ouml;nerileriyle ilgili olarak AA muhabirine a&ccedil;ıklamalarda bulunan A Plus Kliniği diyetisyenlerinden Sinem Paker, &#8221;Listenin başında televizyon var, neden televizyon karşısında yemek yenmemeli?&#8221; sorusuna şu karşılığı verdi:<br />
&#8221;İnsanları adeta hipnotize ediyor. Bizi hareketsiz yapıyor. Eskiden &ccedil;ocuklar sokaklarda koşup oynarken şimdi televizyon, bilgisayar karşısında. Toplumumuzda şişmanlığın artmasının başlıca sebebi budur, hareketsizlik &ccedil;ok arttı. Doyma hissi veya hızlı miktarlarda bir şekilde t&uuml;kettiğinizde yediğinizi ayarlayamıyorsunuz. Yemeye başladıktan 20 dakika sonra beyinden doyma hissi emri gelir. Bu 20 dakika boyunca televizyon izlerseniz yediklerinizin miktarına adapte olamazsınız ve &ccedil;ok fazla yemiş olabilirsiniz. Ne yediğinizi bilmeniz, g&ouml;rmeniz, yediğinizin tadına varmanız gerekiyor. Televizyon bunu engelliyor. &Ccedil;ocuklarda &ccedil;ok sık d&uuml;ş&uuml;len bir hata. &Ccedil;ocuklara asla televizyon karşısında yemek yedirilmemeli. Aksi halde ileride b&uuml;y&uuml;k sorunlara yol a&ccedil;ar.&#8221;<br />
<strong>&#8221;KİLO VERMENİN SIRRI KARAR VERMEKTE&#8221;</strong><br />
Sinem Paker, kilo vermenin sırrının karar vermekte yattığını belirterek, &#8221;Bu işi yapacağım diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rseniz kilo verirsiniz ancak şu kıyafete gireceğim, yazın bikinime girmem lazım, şu d&uuml;ğ&uuml;n var hazırlanmam lazım mantığıyla yola &ccedil;ıkarsanız &ccedil;ok sıkıntılı oluyor&#8221; dedi.<br />
Hayat tarzı değişikliği yapılmayıp meseleye &#8221;diyet&#8221; g&ouml;z&uuml;yle bakıldığında zayıflamada başarılı olunmadığını kaydeden Paker, &#8221;Bir haftada 5 kilo, 10 g&uuml;nde 15 kilo verme, 3 ayda 20 kilo verme gibi hedefler olmamalı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bedeni hızlı bir şekilde kilo vermeye endekslediğinizde &ccedil;ok hızlı şekilde de kilo alıyorsunuz. Bu y&uuml;zden hızlı kilo vermeyi &ouml;nermiyoruz. Bu zahmet isteyen bir iş. Beslenme alışkanlıklarınızı mutlaka değiştirmelisiniz&#8221; diye konuştu.<br />
Paker, bu s&uuml;re&ccedil;te en sıkıntılı d&ouml;nemin ilk 1 ay olduğunu, bu d&ouml;nemde bedenin diren&ccedil;le karşılık verdiğini, sonrasında ise v&uuml;cudun buna alıştığını belirterek, şunları s&ouml;yledi:<br />
&#8221;Gazetelerde, dergilerde &ouml;zellikle yaz &ouml;ncesi bu d&ouml;nemlerde &ccedil;ok fazla diyet listeleri &ccedil;ıkacaktır. Onları 3-5 g&uuml;n uygularsanız sonrasında yaşam şeklinize uygun olmadığı i&ccedil;in hayatınıza adapte edemezsiniz. O zaman da kilo vermeden uzaklaşılıyor. O y&uuml;zden uzmanlarla kontak halinde olunması gerekiyor ki b&ouml;ylece hayatını zorlaştırmadan, sınırlar i&ccedil;ine almadan kilo verilebilsin.&#8221;<br />
<strong>&#8221;DİYET LİSTELERİ DEĞİL KİŞİYE &Ouml;ZEL PROGRAM OLMALI&#8221;</strong><br />
Diyetisyen Sinem Paker, tek tip diyetlerle kilo vermede başarı sağlanamayacağını, kişiye &ouml;zel programlar uygulanması gerektiğini belirterek, &#8221;Kişinin &ccedil;alışma koşulları, zevk aldığı şeyler, hayat tarzı, sağlık durumu gibi kişisel programların uygulanması gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her v&uuml;cut yeganedir&#8221; dedi.<br />
Paker, &#8221;Sadece haşlama, sadece sebze yiyeceğim&#8221; gibi bir sıkıntı yaşamanın doğru olmadığını kaydederek, &#8221;Hayatımızdaki en b&uuml;y&uuml;k sosyallik yemek yemek. Sevdiklerimizle buluşacağımız zaman nereye gitsek, ne yesek, ne i&ccedil;sek diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. B&ouml;yle b&uuml;y&uuml;k bir sosyalliği hayatımızdan &ccedil;ıkarmak gibi bir hakkımız yok. Ama insanlar diyet deyince b&ouml;yle bir s&uuml;rece gireceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Oysa hayat tarzı haline getirmek i&ccedil;in elinizin altındaki gıdalarla bunu yapmayı &ouml;ğrenmek gerekiyor&#8221; diye konuştu.<br />
Sinem Paker, uzman yardımıyla kilo verme programının maliyetiyle ilgili soru &uuml;zerine &#8221;Aylık 4 g&ouml;r&uuml;şmenin yapıldığı programlar 350 lira. Ayrıca paket programlar olduğunda s&uuml;re uzadığında indirim yapıyoruz&#8221; dedi.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/gunluk-yasama-yansimayan-diyetler-faydasiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ucuz saat alarak sağlığınızdan olmayın</title>
		<link>http://www.haber.be/ucuz-saat-alarak-sagliginizdan-olmayin.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/ucuz-saat-alarak-sagliginizdan-olmayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/ucuz-saat-alarak-sagliginizdan-olmayin.html</guid>
		<description><![CDATA[İşportada 5 ile 30 lira arasında satılan, atık metal kullanılarak yapılan saatlerin çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı, kısa sürede bozulduğu için aslında daha pahalıya mal olduğu  belirtiliyor.
    Trabzon Kuyumcu ve Saat&#231;iler Odası Başkanı Musa Başak, AA muhabirine yaptığı a&#231;ıklamada, &#252;lke genelinde olduğu gibi Trabzon&#8217;da da saat&#231;ilerin ekonomik olarak b&#252;y&#252;k sıkıntı &#231;ektiğini, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşportada 5 ile 30 lira arasında satılan, atık metal kullanılarak yapılan saatlerin çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı, kısa sürede bozulduğu için aslında daha pahalıya mal olduğu  belirtiliyor.<span id="more-33399"></span></p>
<p>    Trabzon Kuyumcu ve Saat&ccedil;iler Odası Başkanı Musa Başak, AA muhabirine yaptığı a&ccedil;ıklamada, &uuml;lke genelinde olduğu gibi Trabzon&#8217;da da saat&ccedil;ilerin ekonomik olarak b&uuml;y&uuml;k sıkıntı &ccedil;ektiğini, neredeyse saat&ccedil;ilik mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu s&ouml;yledi.<br />
Musa Başak, saat&ccedil;ilerin yaşadığı sorunların başında piyasada satılan menşei belli olmayan &uuml;r&uuml;nlerin geldiğini belirterek, &#8221;En b&uuml;y&uuml;k sorunumuz işportada saat satılması. Bu durum bizi ekonomik y&ouml;nden olumsuz etkiliyor. Şimdiye kadar işportacılarla m&uuml;cadele ettik. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde ise maalesef saatler sadece işportada değil aklınıza gelebilecek her yerde satışa sunuluyor. Takı, toka gibi eşyaların satıldığı iş yerlerinde, marketlerde, b&uuml;y&uuml;k mağazalardaki stantlarda bile saat satılıyor&#8221; dedi.<br />
Yetki belgesi bulunmayan, ustasının olmadığı yerde saat satılmasının yasak olduğunu ancak ilgili y&ouml;netmeliğin yetersiz olması nedeniyle bu durumun &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilemediğini ifade eden Başak, &#8221;Vatandaşa markette saati manav reyonuna bakan kişi satıyor. Bu kişi ne saatten ne &ouml;zelliğinden ne de tamirinden anlar. Ancak oraya saat konulmuş o da satmak durumunda kalıyor. Bu gibi durumların &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmediği, ciddi tedbirler alınmadığı m&uuml;ddet&ccedil;e saat&ccedil;ilik de maalesef kaybolan diğer meslekler arasına girecek&#8221; diye konuştu.<br />
Başak, vatandaşların yetki belgesi bulunmayan, ustası olmayan yerden saat almaması gerektiğine dikkati &ccedil;ekerek, şunları s&ouml;yledi:<br />
&#8221;Vatandaşlarımız &ouml;zellikle ucuz &uuml;r&uuml;n almayı tercih ediyor. Bu t&uuml;r &uuml;r&uuml;nleri de ucuz olduğu i&ccedil;in işportadan, takı ve toka satılan yerlerden daha &ccedil;ok satın alıyor. Halbuki bu gibi yerlerde satılan &uuml;r&uuml;n&uuml;n garantisi olmaz. Bozulduğu zaman tamirini yaptıramazsın. Zaten bu t&uuml;r &uuml;r&uuml;nlerin bir&ccedil;oğunun yedek par&ccedil;ası olmadığı i&ccedil;in başka yerde de tamir edilmez ve &ccedil;&ouml;pe gider. Dikkat edin, farklı iş yerlerinde saat reyonunun hemen yanında veya &uuml;zerinde &#8216;Satılan saat değiştirilemez&#8217; gibi uyarı yazıları g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n&uuml;z. Bu da t&uuml;keticinin aleyhine bir durum. Halbuki saat&ccedil;iler garanti dahilinde b&uuml;t&uuml;n sorunları gidermek durumundadır. Hem zaman kaybı hem de masrafı olmaz. Yeri geliyor 5 yıl &ouml;nce alınan saati &uuml;cretsiz tamir edip m&uuml;şterimize teslim ediyoruz. Bu, Ahilik k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n de bir gereğidir.&#8221;<br />
<strong>&#8221;SAĞLIK SORUNUNA DA NEDEN OLUYOR&#8221;</strong><br />
Başak, saat&ccedil;ilik yetkisi bulunmayan iş yerlerinden satın alınan saatlerin ekonomik kaybın yanı sıra sağlık sorunlarına da yol a&ccedil;abileceğini s&ouml;yledi.<br />
T&uuml;rkiye&#8217;ye &ouml;zellikle Uzak Doğu &uuml;lkelerinden gelen metal saatlerin alerjilere yol a&ccedil;tığını belirten Başak, şunları kaydetti:<br />
&#8221;Bu t&uuml;r saatleri kullanan kişilerin &ccedil;oğunun bileğinde alerji meydana geliyor. Tabii bu durum karşısında kişi saatini bir daha kullanmak istemiyor, o &ouml;ylece ekonomik kayba d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. K&ouml;keni belli olmayan saatlerin tamamına yakını, kansere neden olduğu bilinen asbest maddesi kullanılarak s&ouml;k&uuml;m&uuml; ger&ccedil;ekleştirilen gemi metalinden &uuml;retiliyor. Bu, bilimsel &ccedil;alışmalarla kanıtlanmış. &Uuml;lkemizde de bu y&ouml;nde yapılan &ccedil;alışmalarda saatlerde kanserojen maddeye rastlandı. Bu madde, insan sağlığına şiddetli şekilde zarar veriyor.&#8221;<br />
Başak, sağlığın değerinin parayla &ouml;l&ccedil;&uuml;lemeyeceğini ifade ederek, &#8221;Vatandaşlarımız menşei belli olmayan saatlerin yol a&ccedil;abileceği sağlık sorunlarına karşı duyarlı olmalı. Saatlerini emin oldukları ve yetkili satıcılardan alarak bu riski ortadan kaldırabilirler&#8221; dedi.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/ucuz-saat-alarak-sagliginizdan-olmayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fakirlik, çocuklarda kalıcı soruna yol açıyor</title>
		<link>http://www.haber.be/fakirlik-cocuklarda-kalici-soruna-yol-aciyor.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/fakirlik-cocuklarda-kalici-soruna-yol-aciyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:25:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/fakirlik-cocuklarda-kalici-soruna-yol-aciyor.html</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;nin California Üniversitesinde Sosyal Bilimler Profesörü Greg Duncan fakirliğin çocuklarda ömür boyu kalıcı sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi.
    Fakirliğin &#231;ocuklarda &#246;m&#252;r boyu kalıcı sağlık sorunlarına yol a&#231;tığı bildirildi.
ABD&#8217;nin California &#220;niversitesinde Sosyal Bilimler Profes&#246;r&#252; Greg Duncan, d&#252;n American Association for the Advancement of Science (AAAS) adlı derneğin yıllık konferansında a&#231;ıkladığı bir araştırmaya g&#246;re, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;nin California Üniversitesinde Sosyal Bilimler Profesörü Greg Duncan fakirliğin çocuklarda ömür boyu kalıcı sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi.<span id="more-33398"></span></p>
<p>    Fakirliğin &ccedil;ocuklarda &ouml;m&uuml;r boyu kalıcı sağlık sorunlarına yol a&ccedil;tığı bildirildi.<br />
ABD&#8217;nin California &Uuml;niversitesinde Sosyal Bilimler Profes&ouml;r&uuml; Greg Duncan, d&uuml;n American Association for the Advancement of Science (AAAS) adlı derneğin yıllık konferansında a&ccedil;ıkladığı bir araştırmaya g&ouml;re, yoksulluk i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;yen &ccedil;ocuklar, yetişkin olduklarında derin ve kalıcı n&ouml;robiyolojik sorunlarla karşılaşıyor.<br />
California eyaletinin San Diego kentinde yapılan konferansta konuşan Duncan, fakirliğin gelişmekte olan &ccedil;ocuğun n&ouml;robiyolojik sistemini derinden etkilediğini ve bu etkinin &ouml;m&uuml;r boyu s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yledi.<br />
Kanada&#8217;da British Columbia &Uuml;niversitesinde pediatri profes&ouml;r&uuml; olan ve konferansa katılan Dr. Thomas Boyce, &#8220;Genetik analizler ve beyin tarayıcıları ile yaptığımız n&ouml;rolojik ve hormonal araştırmalar bize fakir &ccedil;evrelerde b&uuml;y&uuml;yen &ccedil;ocukların strese karşı orantısız tepki verdiğini g&ouml;sterdi&#8221; dedi.<br />
Dr. Boyce, araştırmaların, sefaletin &ccedil;ocuğun biyolojik, beyin ve genetik gelişimini etkilediğini g&ouml;sterdiğini s&ouml;yledi.<br />
Greg Duncan, k&ouml;t&uuml; sosyo-ekonomik şartların &ccedil;ocukta yarattığı n&ouml;robiyolojik izleri araştırırken, aile gelirini, &ccedil;alışma s&uuml;resini, eğitim d&uuml;zeyini, sosyal yardımları, sağlık durumunu, adli sicili ve bekar annelerin durumunu g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurduklarını bildirdi.<br />
&#8220;1968 ve 1975 yılları arasında doğan 1589 kişinin gelirini ve &ccedil;alışma s&uuml;resini inceledik&#8221; diyen Duncan, &#8220;Araştırmamız, ABD&#8217;nin ailelere y&ouml;nelik sosyal yardım politikalarının iyi neticeler verdiğini g&ouml;steriyor&#8221; dedi.<br />
Harvard &Uuml;niversitesi profes&ouml;rlerinden Dr. Jack Shonkoff ise, fakirliğin n&ouml;robiyolojik etkilerini anlamak, uzmanların fakirliğe karşı yeni sosyal stratejiler oluşturmasına yardım edeceğini belirtti.<br />
Shonkoff, ila&ccedil;ların sadece fakirliğin yarattığı n&ouml;robiyolojik sorunların giderilmesine yaradığını, fakirliği yaratan nedenleri ortadan kaldırmadığını da s&ouml;zlerine ekledi.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/fakirlik-cocuklarda-kalici-soruna-yol-aciyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalma hastalığı nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>http://www.haber.be/calma-hastaligi-nasil-tedavi-edilir.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/calma-hastaligi-nasil-tedavi-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/calma-hastaligi-nasil-tedavi-edilir.html</guid>
		<description><![CDATA[Kleptomani hastalığının nedenleri, neden kişinin karşı koyamadığı, hangi stresli durumların tetiklediği, eşlik eden psikiyatrik hastalıklar ve nasıl tedavi edildiğini uzmanlar bu akşam ÜLKE TVde İyi Bak Kendinede değerlendirecekler.
    Kleptemoni hastaları neden kendilerini hırsızlıktan alıkoyamazlar? İntikam veya kazan&#231; duygusu taşırlar mı? Stresli durumlar nasıl etki eder? Neden bu hırsızlar maddi değeri olmayan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kleptomani hastalığının nedenleri, neden kişinin karşı koyamadığı, hangi stresli durumların tetiklediği, eşlik eden psikiyatrik hastalıklar ve nasıl tedavi edildiğini uzmanlar bu akşam ÜLKE TVde İyi Bak Kendinede değerlendirecekler.<span id="more-33397"></span></p>
<p>    Kleptemoni hastaları neden kendilerini hırsızlıktan alıkoyamazlar? İntikam veya kazan&ccedil; duygusu taşırlar mı? Stresli durumlar nasıl etki eder? Neden bu hırsızlar maddi değeri olmayan ve ihtiyacı olmayan şeyleri &ccedil;alarlar? Kişi hırsızlık &ouml;ncesi yaşadığı y&uuml;ksek gerilim halinin anlamı nedir? Hırsızlık eylemi sırasında rahatlama ve tatmin olma hissi yaşanır mı gibi soruların cevaplarını uzmanlar bu akşam İyi Bak Kendine programında Uğur Canbolat&rsquo;a değerlendirecekler.<br />
&Ccedil;alma hatalığı yaşayanlar neden yoğun kaygı yaşarlar? Gerilim ya da uyarılma duyguları nasıl giderilebilir? Hırsızlık yapan kişi eylemden sonra su&ccedil;luluk duygusu yaşar mı? Vicdan azabı nasıl giderilir? D&uuml;rt&uuml; kontrol bozuklukları i&ccedil;indeki yeri nedir gibi konuları bu akşam etraflıca ele alacak olan İyi Bak Kendine programının konukları Memory Center N&ouml;ropsikiyatri Merkezi&rsquo;nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış &Ouml;nen &Uuml;nsalver ve Uzman Psikolog Zehra Erol olacaklar.<br />
Kleptomani hastaları tedaviyi kabul ederler mi? Yaşadıkları utan&ccedil; duygusu onlara neler yaşatır? Aileler &ccedil;alma hastalığı olan &ccedil;ocuklarına karşı nasıl davranmalıdırlar? Kleptomani hastalığına eşlik eden depresyon, alkol ve maddenin k&ouml;t&uuml;ye kullanımı, yeme bozuklukları, kaygı bozuklukları, patolojik kumar, alışveriş bağımlılığı, intihar d&uuml;ş&uuml;ncesine yatkınlık gibi konuların ele alınacağı programda canlı bağlantılar ile seyirci soruları alınacak, &lsquo;iyibakkendine@ulketv.com.tr&rsquo; adresine gelen e posta soruları da st&uuml;dyo konuğu uzmanlar tarafından cevaplandırılacak. 0216 633 06 96 nolu danışma hattını arayıp isim ve sorusunu bırakanlara da cevap verilecek.<br />
Programın PSİKOG&Uuml;NDEM b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde tanınmış Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan; Demokratik Eğitimciler Sendikası&rsquo;nın &lsquo;Okul başarısı i&ccedil;in sadece maddi fedak&acirc;rlığın yetmediği anne baba sevgisinin başarıyı arttırdığına ilişkin raporu&rsquo;nu İyi Bak Kendine programına değerlendirecek.<br />
Uğur Canbolat&rsquo;ın hazırlayıp sunduğu Ayhan Pala&rsquo;nın y&ouml;netmenliğini yaptığı kendine iyi bakmak isteyenlerin, modern insanın sorunlarına dair yeni arayışlar bulan yeni &ccedil;&ouml;z&uuml;mler &uuml;reten ekranların &lsquo;Koruyucu Ruh Sağlığı&rsquo; programı İyi Bak Kendine bu akşam saat 23.30&rsquo;dan sonra &Uuml;LKE TV&rsquo;de. &Uuml;LKE TV T&Uuml;RKSAT 2 A uydusu, KABLO TV, DIGITURK 38. ve D-SMART 94. kanaldan izlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/calma-hastaligi-nasil-tedavi-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlandıkça uykuya ihtiyaç azalır mı?</title>
		<link>http://www.haber.be/yaslandikca-uykuya-ihtiyac-azalir-mi.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/yaslandikca-uykuya-ihtiyac-azalir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:15:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/yaslandikca-uykuya-ihtiyac-azalir-mi.html</guid>
		<description><![CDATA[California Üniversitesinden uyku ve hafıza alanında uzman Prof. Sean Drummond, yaşlıların da gençler kadar uykuya ihtiyaç duyduğunu belirterek, az uyumanın yaşlılarda hafızanın azalmasının nedenlerinden biri olduğuna da dikkat çekti.
    İnsanların yaşlandık&#231;a uykuya daha az ihtiya&#231; duydukları inancının efsane olduğu bildirildi.
Daily Telegraph&#8217;ın haberine g&#246;re, California &#220;niversitesinden uyku ve hafıza alanında uzman Prof. Sean [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>California Üniversitesinden uyku ve hafıza alanında uzman Prof. Sean Drummond, yaşlıların da gençler kadar uykuya ihtiyaç duyduğunu belirterek, az uyumanın yaşlılarda hafızanın azalmasının nedenlerinden biri olduğuna da dikkat çekti.<span id="more-33396"></span></p>
<p>    İnsanların yaşlandık&ccedil;a uykuya daha az ihtiya&ccedil; duydukları inancının efsane olduğu bildirildi.<br />
Daily Telegraph&#8217;ın haberine g&ouml;re, California &Uuml;niversitesinden uyku ve hafıza alanında uzman Prof. Sean Drummond, aslında yaşlıların da gen&ccedil;ler kadar uykuya ihtiya&ccedil; duyduğunu belirterek, az uyumanın yaşlılarda hafızanın azalmasının nedenlerinden biri olduğuna da dikkat &ccedil;ekti.<br />
Prof. Drummond, yaşlıların deliksiz uyumakta g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekmelerinin, uykuya daha az ihtiya&ccedil;ları olduğu y&ouml;n&uuml;nde yanlış bir inanışa yol a&ccedil;tığını bildirdi.<br />
Amerikan İlmi İlerletme Derneği&#8217;nin toplantısında konuşan Drummond, 35 yaşındaki uyku s&uuml;resini korumanın &#8220;idraktaki yaşla ilgili azalmayı&#8221; engellemeye yardımcı olabileceğini ve genel olarak sağlığa olumlu katkısı olacağını s&ouml;yledi.<br />
Bir kişinin 35 yaşındaki uyku s&uuml;resiyle 75 yaşındaki uyku s&uuml;resinin aynı olması gerektiğini belirten Drummond, &#8220;İnsanlar yaşlanınca uymakta g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekiyorlar ve bunun artık daha az uykuya ihtiya&ccedil;ları olduğunun bir işareti olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlar. Aslında olay başka. Yaşlanınca uykunun kalitesi d&uuml;şebilir, ama s&uuml;reyi korumalıyız&#8221; dedi.<br />
Prof. Drummond, yaş ortalaması 68 olan yaşlılar &uuml;zerinde yaptığı araştırmada, yetersiz uykunun beynin &ccedil;alışma yeteneğini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de etkilediğini belirledi.<br />
Araştırmaya katılanlar arasında daha az uyuyanların, kendilerine verilen bir isim listesini hatırlamakta daha &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ektikleri ortaya &ccedil;ıktı.<br />
&#8220;İnsanlar az uykuyla da idare edebileceklerini sanıyorlar, ancak hafıza testleri bunun tersini s&ouml;yl&uuml;yor&#8221; diyen Drummond g&uuml;nde 7-8 saat uykunun normal olduğunu s&ouml;yledi. Drummond, &#8220;6 saatten az uyku işlerini yapma ve hatırlama yeteneğini etkiler&#8221; diye konuştu.<br />
Drummond, yaşlanınca v&uuml;cudun 24 saatlik ritminde değişikliler olması sebebiyle yaşlıların daha b&ouml;l&uuml;k p&ouml;r&ccedil;&uuml;k uyuduklarını, bunun da g&uuml;nd&uuml;z uyuklamalarına gece de uyuma g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; &ccedil;ekmelerine yol a&ccedil;tığını anlattı.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/yaslandikca-uykuya-ihtiyac-azalir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jurca, &#8216;Dünyanın en şişman adamı&#8217; oldu</title>
		<link>http://www.haber.be/jurca-dunyanin-en-sisman-adami-oldu.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/jurca-dunyanin-en-sisman-adami-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 13:03:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/jurca-dunyanin-en-sisman-adami-oldu.html</guid>
		<description><![CDATA[Romanya&#8217;da 47 yaşındaki Jurca, ağırlığıyla ülkenin en şişman adamı unvanına sahip. Jurca, İngiltere&#8217;den 444 kiloluk Paul Mason&#8217;un ameliyatla yağlarını aldırarak 100 kilo hafiflediğini duyunca &#8216;rekor benim &#8216; dedi.
    Askerdeyken 106 kilo gelen&#160;&#160;Stelian Jurca şu an 350 kilo.. Jurca, 7 yıl &#246;nce işten &#231;ıkarıldığında 180 kilo ağırlığa sahipmiş. Yediği i&#231;tiği her şey yarayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Romanya&#8217;da 47 yaşındaki Jurca, ağırlığıyla ülkenin en şişman adamı unvanına sahip. Jurca, İngiltere&#8217;den 444 kiloluk Paul Mason&#8217;un ameliyatla yağlarını aldırarak 100 kilo hafiflediğini duyunca &#8216;rekor benim &#8216; dedi.<span id="more-33262"></span></p>
<p>    Askerdeyken 106 kilo gelen&nbsp;&nbsp;Stelian <strong>Jurca şu an 350 kilo</strong>.. Jurca, 7 yıl &ouml;nce işten &ccedil;ıkarıldığında 180 kilo ağırlığa sahipmiş. Yediği i&ccedil;tiği her şey yarayan Jurca, işsizliğin verdiği stres eklenince bug&uuml;nk&uuml; kilosuna ulaşmış. Tek odalı evinde 5 yıldır adeta hapis hayatı yaşayan 47 yaşındaki adam, iyileşip gen&ccedil;lik g&uuml;nlerindeki kilosuna kavuşmanın hayaliyle yaşıyor. Sağlığı yerindeyken bir T&uuml;rk firmasının şantiyesinde bir s&uuml;re &ccedil;alışan Jurca, devletten aldığı 110 euroluk sosyal yardımın yanı sıra T&uuml;rk firmasında &ccedil;alışan eşi ve kızının desteğiyle ge&ccedil;iniyor.<br />
Gen&ccedil;liğinde de boylu poslu biri olan Stelian Jurca, askere gittiğinde 106 kilo imiş. 2 yıl s&uuml;ren askerliğinde yaklaşık 20 kilo veren Jurca, askerlik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nde g&uuml;venlikten sorumlu jandarma olarak &ccedil;alışmış. &Ccedil;avuşesku&#8217;nun devrilmesiyle kadrosu iptal olan Jurca, B&uuml;kreş&#8217;in merkez il&ccedil;e belediyelerinden birine zabıta memuru olarak atanmış. Ancak yıllar i&ccedil;inde aldığı kilolar nedeniyle, periyodik spor testlerinden ge&ccedil;ememiş. &#8220;Futbol sahasının etrafında iki tur atmam gerekiyordu. O zamanlar 180 kilo idim, yapamadım.&#8221; diyen Jurca, 2003 yılında zabıta kadrosundan &ccedil;ıkarılmış. Yaşı ve kilosu nedeniyle iş bulamayan Jurca, B&uuml;kreş&#8217;in kenar mahallesindeki tek odalı evine kapanmış. İşsizlik stresiyle hızla kilo almaya başlayan Jurca, 2 yıl i&ccedil;inde 260 kiloya ulaşmış. Jurca tartıya &ccedil;ıkışını ş&ouml;yle anlatıyor: &#8220;Pazara gittim. Pazarcıların patates tarttıkları demir kantara &ccedil;ıktım. 260 kiloyu g&ouml;r&uuml;nce iyice moralim bozuldu.&#8221;<br />
<strong>&#8220;BİR BARDAK S&Uuml;T BİLE İ&Ccedil;SEM, İŞTAHLA İ&Ccedil;TİĞİM İ&Ccedil;İN KİLO ALIYORDUM&#8221;</strong><br />
O g&uuml;nden bug&uuml;ne metabolizması iyice bozulan Jurca, geliri olmadığı i&ccedil;in tedaviye başlayamamış ve bug&uuml;nk&uuml; kilosuna ulaşmış. Sık sık rejime başvuran adam bir t&uuml;rl&uuml; kilo vermeye muvaffak olamamış. &#8220;Yediğim her şeyden kilo alıyordum. Bir bardak s&uuml;t bile i&ccedil;sem, iştahla i&ccedil;tiğim i&ccedil;in kilo alıyordum. &Ccedil;orba i&ccedil;sem, salata yesem bana yarıyor. Tabii ki hızla kilo almamda metabolizmamın d&uuml;zensiz olmasının yanında işsizlik stresi de etkili oldu.&#8221; şeklinde konuştu.<br />
Evinin kapısına ancak 3-4 g&uuml;nde bir &ccedil;ıkabilen 350 kiloluk adamın v&uuml;cudunu taşıyamaz hale gelen bacaklarında yaralar oluşmuş. G&uuml;n boyu televizyon izleyerek ve m&uuml;zik dinleyerek avunan Jurca&#8217;nın &ccedil;ocukluğu da rahatlık i&ccedil;inde ge&ccedil;memiş. K&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlardayken anne ve babasının boşandığını s&ouml;yleyen Jurca, &uuml;vey annesinin yanında b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş. &Ouml;z annesiyle irtibatını kesmeyen Jurca, &#8220;Her ikisine aynı saygı ve sevgiyi g&ouml;sterdim.&#8221; diyor. Babasını 3 yıl &ouml;nce kaybeden Jurca&#8217;ya bu g&uuml;nlerinde hem ger&ccedil;ek annesi hem de &uuml;vey annesi destek olmuş. Gen&ccedil;lik fotoğraflarına bakarak bug&uuml;nk&uuml; durumuyla kıyaslayan Stelian Jurca, eski kilosuna d&ouml;neceği g&uuml;nlerin &ouml;zlemini &ccedil;ekiyor.<br />
Maddi imkansızlık i&ccedil;inde kıvranan Jurca&#8217;ya yıllarca &ccedil;alıştığı belediyeden yardım eli uzanmış. Belediyeye bağlı sağlık ekiplerinin haftalık kontrol&uuml;ne ek olarak belediye b&uuml;t&ccedil;esinden 110 euro sosyal yardım alıyor. Y&uuml;ksek tansiyon nedeniyle g&uuml;nde 10 kadar hap kullanan 350 kiloluk adam, bir medya grubunun desteğiyle haftaya hastaneye yatırılacak. &#8220;Bir ka&ccedil; hafta doktorların g&ouml;zetimi altında kalacağım. Ağır bir perhizden sonra eğer maddi imkan bulunabilirse midemin k&uuml;&ccedil;&uuml;lmesi i&ccedil;in ameliyata girebilirim.&#8221; şeklinde konuşuyor.<br />
<strong>EŞİ VE KIZI T&Uuml;RK ŞİRKETİNDE &Ccedil;ALIŞIYOR</strong><br />
Jurca ailesi, başkent B&uuml;kreş&#8217;in kenar semtlerinden birinde tek g&ouml;zl&uuml; bir evde yaşıyor. Evin annesi Rodica ve kızı Nicoleta, Stelian Jurca&#8217;nın sağlığına kavuşabilecek parayı bulmak i&ccedil;in &ccedil;ırpınıyor. Anne Rodica ve kızı Nicoleta d&ouml;ner işleyen bir T&uuml;rk şirketinde &ccedil;alışıyor. Daha &ouml;nce bir T&uuml;rk bisk&uuml;vi fabrikasında &ccedil;alışmışlar. T&uuml;rk işverenlerden &ouml;vg&uuml;yle bahseden 22 yaşındaki Nicoleta, &#8220;Bize karşı her zaman anlayışlı oldular. Hem iyi maaş veriyorlar. Onlardan hi&ccedil; şikayetimiz yok.&#8221; diye konuşuyor. Ge&ccedil;en yıl nişanlısını trafik kazasında kaybeden Nicoleta, T&uuml;rk işverenlerin o zaman kendisine verdiği maddi ve moral desteğini unutamıyor. &#8220;&Ccedil;ocukluğumda gezdiğimiz gibi, babamla parkta gezmek, pazarda alışveriş yapmak istiyorum.&#8221; diye konuşan gen&ccedil; kızın en b&uuml;y&uuml;k hayali ailecek tatile gitmek.<br />
(CİHAN)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/jurca-dunyanin-en-sisman-adami-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek topuk giyen bu dertlere katlanır</title>
		<link>http://www.haber.be/yuksek-topuk-giyen-bu-dertlere-katlanir.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/yuksek-topuk-giyen-bu-dertlere-katlanir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 19:40:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/yuksek-topuk-giyen-bu-dertlere-katlanir.html</guid>
		<description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Ufuk Kayaselçuk, modanın vazgeçilmezi olan yüksek topuklu ayakkabıların başta ayak olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde ağrılara yol açtığını bildirdi.
    Opr. Dr. Ufuk Kayasel&#231;uk, yaptığı a&#231;ıklamada, y&#252;ksek topuklu bir ayakkabıda ayak aşağı doğru b&#252;k&#252;leceğinden &#246;n ayağa aşırı y&#252;k bindiğini belirtti. Kayasel&#231;uk, &#8220;V&#252;cudumuzun mekanik ekseni &#252;zerindeki anatomik yapıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Ufuk Kayaselçuk, modanın vazgeçilmezi olan yüksek topuklu ayakkabıların başta ayak olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde ağrılara yol açtığını bildirdi.<span id="more-33155"></span></p>
<p>    Opr. Dr. Ufuk Kayasel&ccedil;uk, yaptığı a&ccedil;ıklamada, y&uuml;ksek topuklu bir ayakkabıda ayak aşağı doğru b&uuml;k&uuml;leceğinden &ouml;n ayağa aşırı y&uuml;k bindiğini belirtti. Kayasel&ccedil;uk, &#8220;V&uuml;cudumuzun mekanik ekseni &uuml;zerindeki anatomik yapıların uyumlu duruşu y&uuml;k&uuml;n dengeli dağılmasını ve organların ve kasların ekonomik kullanımı ile hareket ve dengeyi sağlar. Y&uuml;ksek topuklu bir ayakkabıda ayak aşağı doğru b&uuml;k&uuml;leceğinden &ouml;n ayağa aşırı y&uuml;k biner. V&uuml;cudun geri kalanı da buna dengeyi sağlamak i&ccedil;in g&ouml;vdenin alt tarafı &ouml;ne eğilir, &uuml;st g&ouml;vde ise geriye eğilmek zorunda kalır&#8221; dedi.<br />
Y&uuml;ksek topuklu ayakkabı giyildiğinde, ayağın yerden ayrılmayı yeterince g&uuml;&ccedil;l&uuml; yapamadığı i&ccedil;in kal&ccedil;a ve diz kaslarının daha fazla &ccedil;alıştığını s&ouml;yleyen Opr. Dr. Kayasel&ccedil;uk, y&uuml;ksek topuk giymenin zararlarını ş&ouml;yle sıraladı:<br />
- &#8220;Y&uuml;ksek topuklarla ayak bileği ve ayak daha dışa &ccedil;evrili olduğundan daha &ccedil;abuk denge kaybına ve daha kolay burkulmalara yol a&ccedil;ar. Belin normal S şeklinde oluşu omurgaya binen y&uuml;kleri azaltır ama y&uuml;ksek topuğa uyum i&ccedil;in bu eğimin d&uuml;zleştirilmek zorunda kalınması hem bu korumayı azaltır hem de omurga &ccedil;evresi kasların fazla kullanımı sonucu ağrılara yol a&ccedil;ar.<br />
- Kal&ccedil;a, diz ve ayak bileği &ccedil;evresi kaslar alınmak zorunda kalınan pozisyonun s&uuml;rekli olması halinde kısalabilir, tendinit ve kalsifikasyonların eşlik ettiği uzun s&uuml;reli ağrılar oluşabilir.<br />
- Y&uuml;ksek topuklar zemin-diz arası mesafeyi arttırır ve ayak bileği ile beraber baldır dışa d&ouml;n&uuml;k olduğundan diz i&ccedil; eklem y&uuml;z&uuml;ne binen y&uuml;k artar.<br />
- Topuk y&uuml;ksekliğinin artışı ayak tabanına binen y&uuml;k&uuml;n artışını beraberinde getirir. Bu da &ccedil;eki&ccedil; parmak, bunyon, bunyonet, ağrılı sinir sıkışmaları yapabilir.<br />
- Topuğun ayakkabının kon&ccedil;una vurmasına bağlı ağrılı &ccedil;ıkıntılar oluşabilir.<br />
- Ayakkabının dar, sivri u&ccedil;lu olması tarak kemiklerinin yayılmasını &ouml;nleyerek nasır ve b&uuml;l oluşumuna, kronik tarak kemiği ağrılarına yol a&ccedil;abilir.<br />
- Ayak alt ekseninin gerilmesine bağlı plantar fasit, bursit, topuk ağrısı ve bunların sonucu topuk dikeni gibi bir seri hastalığa yol a&ccedil;abilir.<br />
- Eğer yataktan kalktığınızda yere basmak ağrılı ise, uzun y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler ağrılı sonlarla bitiyorsa, erken yoruluyorsanız veya kramplar oluyorsa, bel ve kas ağrısından kurtulamıyorsanız, sportif faaliyetlerde erken ağrı, yorulma ya da ge&ccedil; ısınma oluyorsa, bunların bir sebebi de y&uuml;ksek topuklu ayakkabılar olabilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/yuksek-topuk-giyen-bu-dertlere-katlanir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emziren anne daha çabuk kilo veriyor</title>
		<link>http://www.haber.be/emziren-anne-daha-cabuk-kilo-veriyor-2.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/emziren-anne-daha-cabuk-kilo-veriyor-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 13:35:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/emziren-anne-daha-cabuk-kilo-veriyor-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Emzirme anneler için kilo vermenin en hızlı ve sağlıklı yollarından birisi olarak görülüyor. Ayrıca emzirme sadece zayıflamayı değil,  doğumdan sonra annenin daha çabuk iyileşmesini de sağlıyor.
    Sel&#231;uk &#220;niversitesi Meram Tıp Fak&#252;ltesi Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi &#214;rs, emziren annelerin, hamilelik d&#246;neminde aldıkları kiloları daha hızlı verebildiğini s&#246;yledi.
Prof. Dr. &#214;rs, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emzirme anneler için kilo vermenin en hızlı ve sağlıklı yollarından birisi olarak görülüyor. Ayrıca emzirme sadece zayıflamayı değil,  doğumdan sonra annenin daha çabuk iyileşmesini de sağlıyor.<span id="more-33031"></span></p>
<p>    Sel&ccedil;uk &Uuml;niversitesi Meram Tıp Fak&uuml;ltesi Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi &Ouml;rs, emziren annelerin, hamilelik d&ouml;neminde aldıkları kiloları daha hızlı verebildiğini s&ouml;yledi.<br />
Prof. Dr. &Ouml;rs, AA muhabirine yaptığı a&ccedil;ıklamada, anne s&uuml;t&uuml;n&uuml;n koruyucu bağışıklık maddeleri, enzimler ve hormonlar ile bebekler i&ccedil;in eşsiz bir besin kaynağı olduğunu ifade etti.<br />
Doğduktan sonra alacağı birka&ccedil; damla s&uuml;t&uuml;n bebeğin ilk aşısı olduğunu vurgulayan &Ouml;rs, &#8221;Bebek d&uuml;nyaya g&ouml;zlerini a&ccedil;arken anne s&uuml;t&uuml; sayesinde hastalıklara karşı &ouml;nemli bir savunma g&uuml;c&uuml; kazanıyor. Anne s&uuml;t&uuml; ishalli hastalıklar, solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, şeker ve astım gibi hastalıklara karşı koruyor. Anne s&uuml;t&uuml;yle beslenen &ccedil;ocuk, daha az hastalanıyor&#8221; dedi.<br />
<strong>EMZİRME ANNEYİ VE BEBEĞİNİ KORUYOR</strong><br />
Emzirmenin sadece bebek i&ccedil;in değil, anne i&ccedil;in de pek &ccedil;ok avantajlarının bulunduğunu anlatan &Ouml;rs, şunları kaydetti:<br />
&#8221;Anneler, hamilelik d&ouml;neminde aldıkları kiloları verebilmek i&ccedil;in yoğun &ccedil;aba sarf ediyor. Bebeğini emziren anneler, hamilelik d&ouml;neminde aldıkları kiloları daha hızlı bir şekilde verebiliyor. Bu y&ouml;ntem kilo vermenin en hızlı ve sağlıklı yollarından birisidir. Ayrıca emzirme, doğumdan sonra annenin daha &ccedil;abuk iyileşmesini sağlıyor. . Emziren annelerde meme kanseri, yumurtalık kanseri daha az g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor; daha az idrar yolu enfeksiyonu ge&ccedil;iriyorlar, tip 2 şeker hastalığı riski de azalıyor. Emziren annelerin psikolojik durumu daha iyi oluyor, doğum sonrası depresyon gibi problemler daha az g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.&#8221;<br />
<strong>AFRİKALI BEBEĞE AVRUPALI S&Uuml;T ANNE DAHA YARARLI DEĞİL</strong><br />
Nedeni &ccedil;ok iyi bilinmemesine rağmen emziren anne ile bebeğinin daha mutlu olduğunu belirten &Ouml;rs, bebekle anne arasındaki sevgi bağının g&uuml;&ccedil;lendiğini, emziren annenin bebeğini sahiplenme duygusunun &ccedil;ok daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğunu s&ouml;yledi.<br />
Bebeğini emzirmeyen annenin mama hazırlamak i&ccedil;in &ccedil;ok daha fazla zaman harcayacak geceleri uykusunun daha fazla b&ouml;l&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vurgulayan &Ouml;rs, s&ouml;zlerine ş&ouml;yle devam etti:<br />
&#8221;Emzirme anne i&ccedil;in &ccedil;ok daha pratik, her zaman hazır ve bedava. &Ccedil;alışan anneler gece emzirmelerine daha fazla ağırlık vererek emzirme d&ouml;neminin daha uzun s&uuml;rmesini sağlayabilir, &ccedil;alıştıkları i&ccedil;in g&uuml;nd&uuml;z emziremezlerse sağma y&ouml;ntemi elde ettikleri s&uuml;tle bebeklerini besleyebilirler. Her bebek i&ccedil;in en iyi anne s&uuml;t&uuml; kendi annesinin s&uuml;t&uuml;d&uuml;r. Afrika&#8217;da doğan bir bebeğe gelişmiş &uuml;lkelerde yaşayan bir annenin s&uuml;t&uuml; daha yararlı değil, &ccedil;&uuml;nk&uuml; anne s&uuml;t&uuml; bebek i&ccedil;in annenin o zamana kadar kazanmış olduğu bağışıklık maddelerini i&ccedil;eriyor. Dolayısıyla bebek i&ccedil;in en koruyucu s&uuml;t kendi annesinin s&uuml;t&uuml;d&uuml;r.&#8221;<br />
&Ouml;rs, emziren annenin &ouml;zel bir beslenme programına girmesine gerek olmadığını, anne s&uuml;t&uuml; alan bebeğin &ouml;zellikle ilk altı ayda suya bile ihtiya&ccedil; duymayacağını s&ouml;zlerine ekledi.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/emziren-anne-daha-cabuk-kilo-veriyor-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalara uyarı: Mağdur olmamak için 112&#8242;yi arayın</title>
		<link>http://www.haber.be/hastalara-uyari-magdur-olmamak-icin-112yi-arayin.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/hastalara-uyari-magdur-olmamak-icin-112yi-arayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 13:30:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/hastalara-uyari-magdur-olmamak-icin-112yi-arayin.html</guid>
		<description><![CDATA[Acil servislerin seviyelendirilmesi çalışmasında sona yaklaşan Sağlık Bakanlığı, sistemin kilit noktasına 112 Komuta Kontrol merkezlerini yerleştirdi.
    Tedavi Hizmetleri Genel M&#252;d&#252;r Yardımcısı Orhan Ko&#231;, acil hastaların hastane hastane dolaşarak mağdur olmaması i&#231;in mutlaka 112&#8242;yi araması gerektiğini bildirdi.
Orhan Ko&#231;, Cihan Haber Ajansı&#8217;na yaptığı a&#231;ıklamada; yeni sistemde acillerin &#252;&#231; seviyeye ayrılacağını belirterek, birinci seviye acillerde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acil servislerin seviyelendirilmesi çalışmasında sona yaklaşan Sağlık Bakanlığı, sistemin kilit noktasına 112 Komuta Kontrol merkezlerini yerleştirdi.<span id="more-33030"></span></p>
<p>    Tedavi Hizmetleri Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı Orhan Ko&ccedil;, acil hastaların hastane hastane dolaşarak mağdur olmaması i&ccedil;in mutlaka 112&#8242;yi araması gerektiğini bildirdi.<br />
Orhan Ko&ccedil;, Cihan Haber Ajansı&#8217;na yaptığı a&ccedil;ıklamada; yeni sistemde acillerin &uuml;&ccedil; seviyeye ayrılacağını belirterek, birinci seviye acillerde, pratisyen hekimler tarafından 24 saat hizmet verileceğini, uzman hekim desteğinin ise gerektiğinde evden gelerek hastaya m&uuml;dahale şeklinde sağlanacağını aktardı. İkinci seviye acillerde, pratisyen hekim dışında cerrahi ve dahili branşlarda 24 saat uzman hekimlerin bulunacağını ifade eden Ko&ccedil;, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; seviyelerde Genel Cerrahi, Dahiliye, Kadın Doğum, &Ccedil;ocuk Hastalıkları, Ortopedi, Beyin cerrahisi, Kardiyoloji, N&ouml;roloji, Anestezi ve Reanimasyon branşlarından 24 saat uzman d&uuml;zeyinde acil servis hizmetinin verileceğini aktardı.<br />
Seviyelendirmelerin kurulan komisyonlar aracılığı ile belirlenmiş 500 standarda g&ouml;re yapıldığını anlatan Ko&ccedil;, bu sayede acillerin yeniden ruhsatlandırıldığını dile getirdi.<br />
Ko&ccedil;, oluşturulan yeni sistemin tam ve sağlıklı bir şekilde işlemesi i&ccedil;in 112 Komuta Kontrol Merkezi&#8217;nin b&uuml;y&uuml;k &ouml;neme sahip olduğunu vurguladı.<br />
Ko&ccedil;, b&uuml;t&uuml;n hastanelerin 112&#8242;ye entegre olduğuna dikkat &ccedil;ekti. 112 ekiplerinin şehir i&ccedil;inde ortalama 10, kırsalda ise 30 dakika da olay yerinde olduğuna işaret eden Ko&ccedil;, &#8220;Ekipler, hastanın durumunu, alması gereken tedaviyi komuta kontrol merkezine bildiriyor. Merkez, hastanın hangi hastaneden hizmet alacağını belirleyerek, mesela &#8216;3. seviye acili olan A hastanesine gideceksiniz&#8217; diyor. Hastaneyi de arayarak bilgilendiriyor. B&ouml;ylece, hastanın hastaneye ulaşması i&ccedil;in ge&ccedil;en yaklaşık 20 dakikada, zaman en iyi şekilde kullanılıyor. İhtiya&ccedil; duyulan ekip ve ekipmanlar hazırlanarak, hastane hastayı bekliyor.&#8221; diye konuştu.<br />
<strong>&#8220;112&#8242;Yİ ARARSANIZ G&Uuml;VENİLİR BİR SİSTEM İ&Ccedil;İNE GİRMİŞ OLURSUNUZ&#8221;</strong><br />
Başka hastaneye sevklerde de hastanenin devre dışı bırakıldığını ifade eden Ko&ccedil;, bu noktada da 112 Komuta Kontrol Merkezi&#8217;nin gerekli d&uuml;zenlemeyi yapacağını s&ouml;yledi.<br />
Hekimlerin saatlerce bir hastanın nakli i&ccedil;in uğraşabildiğine dikkat &ccedil;eken Ko&ccedil;, &#8220;&Ouml;zeller ve &uuml;niversiteler dahil t&uuml;m hastaneler 112 ile irtibatlı. 112, hastane acillerinin seviyesini, dolayısı ile hangi imkanlara sahip olduğunu biliyor. Bir hastanenin yoğun bakımında ka&ccedil; hastanın yattığını, ka&ccedil; yatağın boş kaldığını g&ouml;rebiliyor. Bu bilgiler ışığında, en kısa s&uuml;rede hastanın, ilgili hastaneye naklini sağlayabiliyor.&#8221; şeklinde konuştu.<br />
Sistemin d&uuml;zg&uuml;n işlemesi i&ccedil;in mutlaka 112&#8242;nin aranması gerektiğinin altını &ccedil;izen Ko&ccedil;, şunları s&ouml;yledi: &#8220;Bir &ccedil;ok sorun 112&#8242;yi aramamaktan kaynaklanıyor. Mesela bir trafik kazasında polis arandığı gibi 112&#8242;nin de aranması şart. 112&#8242;yi aradığınız zaman sisteme girmiş oluyorsunuz. Artık 112 Komuta Kontrol Merkezi&#8217;nin hastasısınız, g&uuml;venilir bir sistem i&ccedil;ine girmiş oluyorsunuz. Ancak aramazsanız, trafik kazası ge&ccedil;irmiş normal bir vatandaşsınız. Bizim haberimiz olmaz.&#8221;<br />
Hi&ccedil;bir hastanenin acil vakaları almamak gibi bir l&uuml;ks&uuml; olamayacağının altını &ccedil;izen Ko&ccedil;, &#8220;112&#8242;yi aramayıp kendi imkanlarınız ile hastaneye gittiğinizde de hangi hastane olursa olsun mutlaka ilk m&uuml;dahaleyi yapmak, ardından başka bir yere sevk gerekiyorsa 112&#8242;yi aramak zorunda. Hastanelerin de buna &ccedil;ok dikkat etmesi gerekiyor. Hastanenin bu sistemi kullanmaması affedilemez.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
Acil servislerin tabelalarına ka&ccedil;ınca seviye olduğunun yazılmayacağını a&ccedil;ıklayan Ko&ccedil;, ş&ouml;yle devam etti: &#8220;&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu sistemi, 112 komuta kontrol merkezi kullanacak. Bir acile 800 m&uuml;racaat varsa bunların 600&#8242;&uuml; aslında ger&ccedil;ek acil değil. Bu 600 kişi i&ccedil;in gittiği acilin birinci ya da ikinci seviye olması &ccedil;ok da &ouml;nemli değil. Ancak geriye kalan 200 kişi i&ccedil;indekiler, gitmesi gereken acile gitmemişse o zaman ciddi sıkıntılar oluyor. Bu kişilerin &ccedil;oğu da zaten 112 aracılığı ile geliyor. Vatandaşın unutmaması gereken, ciddi bir rahatsızlığı olduğunda 112&#8242;yi araması gerektiği ve kamu-&ouml;zel ya da &uuml;niversite fark etmeden gittiği her hastanede ilk tedavisini yaptırabileceği.&#8221;<br />
    CİHAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/hastalara-uyari-magdur-olmamak-icin-112yi-arayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker ilacıyla ilgili inanilmaz iddia</title>
		<link>http://www.haber.be/seker-ilaciyla-ilgili-inanilmaz-iddia.html</link>
		<comments>http://www.haber.be/seker-ilaciyla-ilgili-inanilmaz-iddia.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 13:25:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.be/seker-ilaciyla-ilgili-inanilmaz-iddia.html</guid>
		<description><![CDATA[ABD Senatosunun hazırladığı bir raporda, İngiliz GlaxoSmithKline şirketi tarafından üretilen ve Türkiye&#8217;de de satılan şeker hastalığı ilacı Avandia&#8217;nın on binlerce kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu öne sürüldü.
    Senato Finans Komitesi tarafından hazırlanan 334 sayfalık raporda, GlaxoSmithKline şirketinin ilacın risklerini yıllardır bilmesine rağmen bunları halktan gizlemeye &#231;alıştığı iddia edildi.
Raporda, ABD Gıda ve İla&#231; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Senatosunun hazırladığı bir raporda, İngiliz GlaxoSmithKline şirketi tarafından üretilen ve Türkiye&#8217;de de satılan şeker hastalığı ilacı Avandia&#8217;nın on binlerce kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu öne sürüldü.<span id="more-33024"></span></p>
<p>    Senato Finans Komitesi tarafından hazırlanan 334 sayfalık raporda, GlaxoSmithKline şirketinin ilacın risklerini yıllardır bilmesine rağmen bunları halktan gizlemeye &ccedil;alıştığı iddia edildi.<br />
Raporda, ABD Gıda ve İla&ccedil; Dairesi (FDA) de ila&ccedil; konusunda kendi personeli tarafından tespit edilen endişeleri g&ouml;rmezden gelmekle eleştirildi.<br />
Senato Finans Komitesi Başkanı Demokrat Max Baucus, &#8220;Amerikalıların, Avandia ile bağlantılı ciddi sağlık riskleri olduğunu bilmeye hakkı var ve GlaxoSmithKline&#8217;ın da bunu onlara s&ouml;yleme sorumluluğu bulunuyordu. Hastalar sağlıkları ve yaşamları konusunda ila&ccedil; şirketlerine g&uuml;veniyor ve GlaxoSmithKline bu g&uuml;veni istismar etti&#8221; dedi.<br />
Komitenin kıdemli &uuml;yesi Cumhuriyet&ccedil;i Senat&ouml;r Chuck Grassley tarafından da imzalanan raporda, &#8220;Araştırmanın, FDA&#8217;nın ila&ccedil; şirketleriyle &#8216;&ccedil;ok samimi&#8217; olduğu ve mali &ccedil;ıkarları gereği g&uuml;venlik risklerini &ouml;nemsiz gibi g&ouml;steren ya da yeterli araştırma yapmayan şirketler tarafından &#8216;mat edildiği&#8217;, bu nedenle de Avandia ve diğer tanınmış ila&ccedil;ların kamu g&uuml;venliğini riske attığı&#8221; y&ouml;n&uuml;ndeki endişelerden kaynaklandığına değinildi.<br />
GlaxoSmithKline, FDA ve diğer bazı araştırma şirketlerinden edinilen 250 binin &uuml;zerinde sayfadan oluşan belgelerin incelendiği ve &ccedil;ok sayıda g&ouml;r&uuml;şmenin yapıldığı 2 yılı aşkın bir &ccedil;alışmanın &uuml;r&uuml;n&uuml; olan raporda, FDA bilim adamlarının Temmuz 2007&#8242;de, Avandia&#8217;nın, pazara s&uuml;r&uuml;lmesinden bu yana yaklaşık 83 bin kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu tahmininde bulunduğuna dikkati &ccedil;ekildi.<br />
Raporda, &#8220;Eğer GlaxoSmithKline, Avandia&#8217;nın potansiyel artış g&ouml;steren kardiyovask&uuml;ler riskini, konu 1999&#8242;da ilk g&uuml;ndeme getirildiğinde daha &ccedil;ok ciddiye alsaydı bu kalp krizi vakalarının bir kısmının &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilebilirdi&#8221; denildi.<br />
GlaxoSmithKline&#8217;nın Avandia ile ilgili kritik bilgileri baltalamak i&ccedil;in girişimlerde bulunduğu iddiasına yer verilen raporda, &#8220;GlaxoSmithKline y&ouml;neticilerinin, bağımsız doktorları korkutmaya &ccedil;alıştığı, Avandia&#8217;nın kardiyovask&uuml;ler riski artırabileceğine dair tespitleri &ouml;nemsiz g&ouml;steren ya da saptıran stratejiler &uuml;zerine odaklandığı&#8221; ifade edildi.<br />
Raporda, Avandia&#8217;nın pazardan kaldırılması gerekip gerekmediği konusuna ise değinilmedi.<br />
<strong>GLAXOSMITNKLINE&#8217;IN A&Ccedil;IKLAMASI</strong><br />
GlaxoSmithKline şirketiyse ilacın g&uuml;venli olmadığı y&ouml;n&uuml;ndeki iddiaları reddetti.<br />
Şirket s&ouml;zc&uuml;s&uuml; Nancy Pekarek, CNN&#8217;e yaptığı a&ccedil;ıklamada, raporda yer alan değerlendirmelere katılmadıklarını ifade ederek, &#8220;FDA verileri g&ouml;zden ge&ccedil;irmiş ve ilacın pazarda yer alması gerektiği sonucuna varmıştı&#8221; dedi.<br />
S&ouml;z konusu ila&ccedil;la ilgili olarak 7 klinik deneyinin, ilacın kalp krizleriyle ilintili olmadığını kanıtladığını s&ouml;yleyen Pekarek, &#8220;Verilerin hi&ccedil;biri, Avandia ile iskemi (belli bir b&ouml;lgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan ge&ccedil;ici kansızlık) veya kalp krizi arasında istatistiki olarak &ouml;nemli &ccedil;apta bir ilişki olduğunu g&ouml;stermiyor&#8221; ifadesini kullandı.<br />
Pekarek, Senato raporunun, tarihi ge&ccedil;miş, yıllar &ouml;ncesinden kalan bilgilere yer verdiğini ve yeni bir veri i&ccedil;ermediğini savundu.<br />
Avandia yıllardır &uuml;zerinde incelemeler yapılan bir ila&ccedil;. The New England Journal of Medicine ve The Journal of the American Medical Association, 2007 yılında ilacın g&uuml;venilirliğini sorgulayan araştırmalar yayımlamıştı.<br />
    AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.be/seker-ilaciyla-ilgili-inanilmaz-iddia.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
